Gelibolu

Kentin hangi yüzyılda ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemektedir. Ancak Troya kenti kadar eski olduğu varsayılmaktadır. Yörenin eski adı ‘Critote’dir. Antik Çağ’da Keltler tarafından iskan edildiği için Yunanca ‘Galliopolis’ olarak adlandırılmıştır: Galli(Kelt) + Polis(Şehir) : Keltlerin Şehri. Türkçeye Gelibolu olarak geçmiştir.

Günümüzde Fransa, Belçika, İsviçre ve Ren kıyılarını içine alan bölgeyi ele geçirmiş ve Romalılar tarafından bu bölgeye Galya, halkına da Galatlar adı verilmiştir.

Galatlar olarak adlandırılan bu savaşçı halk MÖ 281 yıllarında Trakya Krallığı’nın içinde bulunduğu bocalama döneminde Balkanlar’a, Çanakkale ve İstanbul boğazları üzerinden de Anadolu’ya geçmişlerdir. MÖ 278 yılında Anadolu’da Sakarya ve Kızılırmak havzasını kapsayan bölgeye de ‘Galatia’ adı verilmiştir.

Edirne Vilayet Matbaası Müdürü Şevket Dağdeviren’in yazdığı 1892 tarihli salnameye göre;

Gelibolu Sancağına bağlı olan, Gelibolu’dan başlayarak İstanbul civarında son bulan bu coğrafyaya eskiden “Trasya” adı verilirdi.

Sancak olarak 6457 evde 25889 Müslüman, 13831 evde 64029 Gayrimüslim, toplamda 89918 nüfus vardır.

Gelibolu kazası, Eceabat ve Evreşe adlı iki resmi, Bolayır ve Tayfur adlı iki fahri nahiye müdürlüğü ve kaza olarak 3608 evde 13691 Müslüman, 4768 evde 21780 Rum, 188 evde 1032 Bulgar ve 210 evde 1756 Yahudi, toplamda 38259 nüfusa sahiptir.

Eski eserlerden, iç limanda onarılan bir havuz ve bir kule, 12 cami, 4 mescit, 2 medrese, 1 Dar-ül kur’a, 1 lise, 7 ilkokul, 1 kütüphane, 6 kilise, 2 havra, 11 tekke, Abdülhamit tarafından genişletilmiş bir Mevlevi dergahı, 1 muvakkithane, saat kulesi, hükumet konağı, adliye, belediye, jandarma, askeri karantina daireleri, gazino, gazhane, reji dairesi, 10 fabrika, 1 otel, 4 han, 7 hamam, 19 yel değirmeni, 1 kiremithane ve Hamidiye adında bir asker hastanesi vardır.

Gelibolu kasabasında 22 el tezgahı vardır. Bunların 3’ünde yılda 3.000 zira kazmir, diğer 19’unda yılda 112.000 zira yelken bezi dokunur.